10 Eylül 00:00 dan itibaren artık adana yollarına düştüm. Yolculuk fasilitesi bildiğiniz gibi. Bu sefer baktım çevremdekiler telefonlarını sessize almışlar. Benim başım da kel olmadığına göre bende eksik kalmadım.. Gece yarısı Avrupa dolaylarından gelen mesajı cevaplamak için yeltendim. Dakikasına kalmadan gece karanlığında bembeyaz bir parlaklığa gelen güzel (!) hostesi gördüm. Tepkisini merak ettiğim için olduğum şekilde kaldım gelmesini bekledim. Dişlerini sıktırarak telefonunuzu kapatır mısınız dedi sadece. Tabi pardon ah nasılda unutmuşum dedim :p . Gelip geçtikçe mola yerlerinde dururken hep gözleri bendeydi. Belli ki kaptanından azar yedi bana da ettiği uyarı kesmemiş belli. Öyle bir bakıyordu ki önemsemedim baştan. Sonrasında molanın ardından koltuğumdaki su şişesinin yok edildiğini gördüm. Mecburen susayınca muhatap olacaktım. Vallahi 3 saat kadar su isteyecem diye kıvrandım J korkarım su şişesini yok eden zat’ı muhterem kendileriydi :p Neyse en sonunda bi aradaki boşluğundan faydalanarak kaptım suyumu.
Artık saat 10 civarıydı. 11 e kadar anca beni karşılamaya gelecek olan Mehmet arkadaşımla görüşebildik. Bu arada da üzerimde bulunan siyah t-shirtün üstünde kalan beyaz tüyleri kedimin beni bi uygulandırdı ki sormayın:p Hemen bir börekçide soluğu aldık. Köpüksüz ayranımızı yudumlarken dinlenmişte oldum. Zira susuzluktan bitap düşmüştüm :p
Sonrasında eve geldik. Birkaç sat sonra Şahinciğim geldi en yalnızından J Mehmet o sıra uyuduğu için sessizce evden ayrıldık bana kısa bir adana tanıtımı yapmak üzere. Sağolsun öğrenci işi belli başlı güzel yerleri gezdik, yedirdi içirdi. Elimi cebime attırtmadı ama alacağı olsun. Gerçi tavlada üst üste beni iki kez mars ederek yeterince rencide etti ama neyse :p
Ertesi güne muafiyet sınavım olduğu için gece 1 gibi erken bir saatte yattım :p Yalnız ev 4. katta olduğu ve tamda güneş alan bir odada uyuduğum için 6:30 da en sevdiğim şekilde güneş tarafından uyandırıldım. Dur hele şöyle biraz daha derken 8 e yaklaşmış. Hemen hazırlanıp ve nihayetinde misafirliği bitirerek ;) yollara düştüm. Ulaşım çok rahat olduğu içi 10 dk su gibi akıp geçti.
YADİM tabiri caizse ana bana günüydü. Listelerde adımı ararken bir köşede kimsenin görmezden geldiği birkaç parça kişinin olduğu yerde adımı gördüm. Sınıfım 304 idi. Kodlamalar derken sınav başlayıverdi. Test kısmı kolay gibiydi. Ama kompozisyon yazma kısmında yazdıkça işler … sarmaya başlayınca öyle bir dağıtmışım ki bakalım toparlayabilecekler mi J Gerçi sınav gözetmenlerimizin güzelliği karşısında ne yapabilirdim ki ! Bir ara kağıdı kalemi yırtıp sınavdan çıkmayı bile düşündüm :p, Ama geçen zaman geriye gelmez geçebiliyorsan geç dedim kendi kendime.
Gene sekreterlikte kimseyi bulamadım.. Ve İbo kardeşimin bin bir zahmetle aldığı ders içeriklerini veremedim.Yurt başvuruları da 24ünde imiş.
Bakalım önümüzdeki günler neyi gösterecek.
Şimdiden Ramazan’ın cümlemize kutlu geçmesini ve bereket getirmesini temenni ederken buradaki herkese teşekkürlerimi sunarım her ne kadar şahin kıl olsa da :p Bu arada az önce de Nadinin hep bahsettiği güzel insan Tuna aradı.Hafta sonu da seninle görüşeceğiz Daha bir aramada sesimden karakter tahlili ediverdi...